EGE BÖLGESİ

AFYON YÖRESİ SÖZ NİŞAN DÜĞÜN ADETLERİ

 AFYON YÖRESİ SÖZ NİŞAN DÜĞÜN ADETLERİ

KÜTAHYA YÖRESİ SÖZ NİŞAN DÜĞÜN ADETLERİ ​

 

Bu ilimiz değişimi hem zor yakalayan hem de değişimi zor kabullenen illerimizden biridir. Geleneklerini korumaya çalışırken yerli halk aynı zamanda bir çok hususu da geride bırakır. Kütahya’nın bir ilçesine gitseniz, modern bir yaşantı diğer ilçesine gittiğinizde ise geçmiş tarihin izlerini bulursunuz. Böyle olunca da il de evlilik gelenekleri de ilçelere göre de değişmektedir.

Kütahya halkının ince zevkini, asaletini ve geleneklere bağlılığını göz önüne serer. Önce kız istenip, Türkiye genelinde olduğu gibi . kız evi naz evidir ve bazen söz alabilmek için kız evinin yolunu birkaç kere ziyaret etmek gerekmektedir.

Kız istenmesi durumunda Damadın (erkeğin) ailesi ve akrabaları ile birlikte aile fertlerinin en yaşlısı da kız evine gelir. Erkek Evin’den gelenlerin en yaşlısı, “Allah’ın emri, Peygamber’in kavli ile kızınızı oğlumuza almak istiyoruz” der. Kız Evinin en yaşlısı da “Siz münasip gördüyseniz bizde gördük” der. Kız evinin en yaşlısı da “Siz münasip gördüyseniz bizde gördük” diyerek cevap verir..

Kız istendikten sonra söz kesilir. Daha sonra, kız evinde nişan merasimi yapılır. Kız Evinden bir genç kız içinde söz mendili bulunan bohçayı, kız isteyen yaşlının dizine koyar, o da yanında oturan erkeğin babasının dizine bırakır. Baba da en yakın akrabasının kucağına koyar. Tüm konukları dolaşan bohçayı, erkek evinin yakınlarından biri, “Darısı başımıza diyerek açar ve içindekileri tek tek herkese gösterir. www.dugundernek.org Bohça da damadın adının baş harfleri işlenmiş ipek mendil, yakınlarına oyalı yazmalar, havlular bulunur. Erkek tarafından bohçaya karşılık yüzük, çeşitli takılar ve giyecekler verilir. Ailenin büyüklerinden biri yüzükleri takar, dualar edilir, şerbetler içilir .

Nişanlılık döneminde çeşitli vesilelerle taraflar hediyeleşirler. Bayramlarda gelinlik kıza ayağının terliğinden, başının oyalı eşarbına (çit,çember, dane, sarmalık) kadar giyim eşyalarının bulunduğu bir bohça gönderilir. Samimiyetlik ilerlediği ve nişan evresi uzun tutulduğu taktirde, Kurban Bayramı’nda aynı bohçanın yanında irice bir koç alınıp, boynuzlarına kırmızı kurdele ile bağlanmış üç adet beşi birlik ile birlikte kız evine gönderilir. Kız evi de bunlara karşılık bir tepsi baklava ve damada iç çamaşırı ve tıraş takımı, çorap vb. eşyalar gönderir.

Nişan töreni, bölgeye göre kadınlar arasında veya erkekler arasında yapılır. Bir gün önceden erkek evinden kız evine, nişanda kullanılmak üzere kahve, şeker, çay gönderilir. Nişan törenine daha uzak akrabalarda davet edilir. Nişan töreni de aşağı yukarı söz alma törenine benzer yapılır.

Düğünden bir hafta önce akrabalar gelinle hamama gider. Düğüne davet edilenler “okucu” (akrabaları çağıran ailenin yakınlarından ve saygın bir kadın) denilen akrabadan bir kadın tarafından bir bir davet edilir. Düğüne davet edilenlerin okuyucuya bahşiş vermesi adettendir.

Düğünden birkaç gün önce kız evinde “çeyiz altı” denilen bir eğlence tertiplenir, kızın arkadaşları davet edilir, ikindi üzeri toplanılır, hep birlikte akşam yemeği yenilir, yemekten sonra geniş bir odada eğlenilir ve sohbet edilir. Nikah, düğünden birkaç gün önce, genellikle çeyiz altı gününde kıyılır. (Daha önceleri nikahta, gelin ve damat bulunmaya bilirdi ve bunların yerine vekilleri bakar. Bu gelenek ilin bazı ilçelerinde sürdürülmektedir. Bu tür gelenek yok olma seviyesine gelmiştir.)

Düğünün bir gün öncesinde sabahtan başlayan kına günü yapılır, gelinin ellerine ve ayaklarına kına yakılır, gelin arkadaşları geleneksel Kütahya giysileri içinde Kütahya oyunları oynarlar. Öğle yemeğinde zerdeli pilav ikram edilir. (Zerdeli pilavın verilme amacı ise, kızın erkek evine ve kendi yuvasına tatlılık ve bereketlik versin anlamına gelir. (yemek bölümünden yapılışını öğrenebilirsiniz.) Düğün www.dugundernek.org günü kız ve erkek evinde hareketlilik son hız devam etmektedir. Tanışmaya rağmen her iki evde de bayram havası vardır. Aynı zamanda gerginlikte hat safhadadır.

Düğün günü kız evinde sabahtan gelin hazırlanır, oyunlar oynanır, gelinin erkek yakını kuşak bağlar ve geline hediyelerini takarlar. Kentin bazı bölgelerinde ise gelinin babası ve yakın erkek akrabaları gümüş bir kemeri üç defa gelinin beline dolar ve çeşitli takılar takarlar. Bu törenin sonunda bir hoca tarafından dua okunur. Daha sonra kağıtlı şeker saçarlar. Erkek evinden gelin almaya gelenler, gelinin karşısında dua edip, para ve şeker saçarlar. Gelinin bulunduğu odaya gelinir, dua okunur ve gelin, konvoy halinde gelen taşıtlarla erkek evine götürülür. Gelin gittikten sonra kız evinden yakınları kızartılmış kuzu veya tavuk ve baklavalar ile erkek evine giderler. Erkek evinde güvey salma yapılır.Erkek evine davet edilen konuklara akşam yemeği verilir. Bu yemekte yoğurtlu çorba, güveç, nohutlu pilav, tatlı bulunur. Yemekten sonra başta davetli hocalar olmak üzere yemeğe katılanlar çıradan bahçede veya meydanlarda odunlarla yakılmış ateşin etrafından toplanırlar. Daha sonrada ilahiler ve dualar okunur. Damat önce dua okuyan hocanın, sonra babasının ve sırasıyla akrabalarının elini öptükten sonra, arkadaşları damadın sırtını yumruklayarak gerdek evine veya odasına götürürler. (Yumruklama, damadın heyecanını dindirmek ve çevresine karşıda dayanıklı bir genç olduğunu, arkadaşları da bunu bildikleri için evliliklerini onayladığı anlamına gelmektedir.)

Gelin ve damat evlerinde olurken, damat tarafından bir kişi çiftin yakınlarındaki evlerden birinde kalır. Gelin ve damat’ın bu kişiden haberi vardır. Önemli ve olumsuz bir durumdan hemen haberdar ederler. Ertesi gün yakın akrabalar öğle yemeğine çağrılır. Paça adı verilen bu toplantıda yemekten önce gelin misafirlerin elini öper, sonra elbise değiştirip kolonya tutar, tekrar elbise değiştirip şeker tutar. Yengelerinin yardımı ile misafirlere her hizmetinde ayrı bir elbise giyerek karşılarına çıkar.

Düğünden sonra kırk gün akrabalar yeni gelini kutlama ziyaretine gelirler. Buna mübareke (tebrikleşme) denir. Bu kırk günlük süre içinde gelin her gün her misafiri karşılarken, el öpme, şeker, kolonya, çay ikram etme ve her ikramdan sonra elbise değiştirme işlemini tekrarlar. Biraz zor bir iş olmasına rağmen, bu işlem kırk gün boyunca aksatılmadan yerine getirilir. Böylelikle her iki genç çiftin bağları güçlenmiş olur..

www.dugundernek.org