AKDENİZ BÖLGESİ

AKDENİZ BÖLGESİ SÖZ NİŞAN DÜĞÜN ADETLERİ

akdeniz 1

AKDENİZ BÖLGESİ SÖZ NİŞAN DÜĞÜN ADETLERİ

Eskiden Bölgede evlenme yaşı eskiden 16-17 idi. Küçük yaşta evlenme geleneği, gençlerin kendi tercihlerinden ziyade ailelerinin kararına bağlıydı. Aileler bir taraftan çocuklarının mürüvvetini görmek için, diğer taraftan da evliliğin aileye katacağı iş gücünü hesaba katarak çocuklarını erken evlendirirler di. Hatta yörede “Erken kalkan yol alır; erken evlenen döl alır.” ifadesi yaygındır.

Günümüzdeyse aileler evliliklerde kendi tercihlerinin yanında çocuklarının da tercihlerini dikkate alırlar. Genel olarak görücü usulü ile yapılan evliliklerde kararlar birlikte alınır. Evlenme yaşı erkeklerin askerliklerini bitirmeleri ve bir iş sahibi olmalarına bağlıdır. Kızlar eskiye oranla daha büyük yaşlarda evlendirilirler. Günümüz evliliklerinde erkeğin de, kızın da mutlaka onayları alınır.Çocuğunu evlendirmek isteyen aile, öncelikle oğlunun fikrini sorar. Kendi tercihi varsa ve bu tercihin aile tarafından da uygun görülmesiyle birlikte kız istenir.Kız araştırmalarında çok titiz davranılır. Hatta bu araştırma o kadar detaylı olur ki kızın soyu sopu ince elekten geçirilir. Nitekim yörede “Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al. ” tabiri çok yaygındır.

 Kız İsteme

Bölge de evlilikler genellikle görücü usulüyle yapılır. İlk önce bir kadın aracılığıyla kız evinin ağzı yoklanır. Bu ağız yoklamasından kızın kesinlikle haberi olmaz. Eğer kız evi, kızı vermeye razı gibiyse oğlanın annesi ile aracı kadın tekrar kız evine giderler. Kadınlar arasında söz kesimi tamamlanınca oğlan tarafının ileri gelen büyükleri kızı istemeye giderler. Ve usule uygun olarak “Allah’ın emri peygamberin kavliyle” kız istenir. İsteme esnasında kız, dünürcülere kahve ikram ederek kendini gösterir. Bu arada dünürler de kızı iyice süzerler. Kız evi bu istemeye hemen cevap vermez. Biraz düşünme ve yakın akrabalarına danışma süresi ister. Kız evi amcanın, dayının ve en büyük erkek kardeşin fikrine başvurur.Bunlardan herhangi birisinin rızası olmadığı taktirde kız verilmez. Amca, dayı ve en büyük erkek kardeş razı iseler oğlan evi bu üç kişiye kardeş yolu, emmi ve dayı yolu denilen hediye gönderir.Bir müddet sonra oğlan evi tekrar giderek kız tarafının cevabını alır. Bütün bunlardan sonra kız verilir ve söz kesilir. Oğlan evi yün ve kalın hariç, hiçbir şeye karışmaz.söz kesildikten sonra kızın tatlısı yenilir. Tatlıdan sonra sıra artık nişandadır.Çağın gereklerine uygun olarak düğün harcamaları kız ve oğlan evi tarafından ortak olarak yapılmaktadır.

Nişan:

Nişan için hazırlıklar yapılır. Kız eviyle oğlan evi birlikte alış-verişe giderek kıza elbise ve takı alınır. Nişan eğlenceli bir şekilde yapılır. Yakın dost ve akrabalar davet edilir. Davette yemekler verilir ve tatlılar ikram edilir. Oğlan evi ve akrabaları kıza altın takarlar. Nişandan sonra düğün tarihi kararlaştırılır. Oğlan evi kız evinden izin ister. Kendilerinin belirlediği tarihlerin uygun olup olmadığını kız evine sorar.Onların da onayı alındıktan sonra düğün işlemlerine geçilir.Kız ve oğlan, düğün olana kadar birbirlerine yaklaşamaz ve birbirleriyle konuşamazlar. Bu gelenek halen köylerimizde devam etmektedir.Köylerde kadınlar yolda veya sokakta erkekle karşılaştıkları zaman erkeğin önüne geçmezler. Ellerini, kollarını sallayarak yürümezler.

Çeyiz Açma :

Bölge de çeyiz önemli bir kültürdür. Küçük yaşlardan itibaren kızlar çeyiz düzmeye başlarlar. Bunlar arasında el işlemeleri, nakış, oya, mutfak eşyaları sayılabilir. Hazırlanan çeyizler sandık ve camekan içerisinde muhafaza edilir. Evlilik çağına gelen her genç kız bu hazırlıkları yapar. Düğünden birkaç gün önce, hazırlanan çeyizler kız evinde sergilenir. Düğüne davet edilen kişiler (kadınlar) ve konu-komşu çeyiz görmeye gelerek hediyeler sunarlar. Kızın çeyizinde eksik bir eşya varsa tamamlanır. Gelin çıkarılmadan bir gün önce çeyiz, davul-zurna eşliğinde oğlan evine götürülür.

Düğün :

Düğün için “okuntu” denilen davetiyeler gönderilir. Buna “yol” da denir. Yol, daha çok yakın akraba ve dostlara gönderilir. Diğer çağrılacaklar ise davetiye gönderilerek düğüne çağrılır.Düğün, geleneksel olarak cuma akşamından pazar günü öğleye kadar devam eder. Düğünün başladığı günden itibaren düğün evine Türk Bayrağı çekilir.Düğün süresince damadın arkadaşlarından birisi “sağdıç” seçilir. Sağdıç, damada rehberlik eder. Düğün sonrası için öğütler verir. Damadı hamama ve berbere götürür. Düğün eğlencelerini sağdıç yönlendirir.Davetlilerin yeme-içme ve barınma ihtiyaçları düğün evi tarafından karşılanır. Davul-zurna eşliğinde oyunlar oynanır, halaylar çekilir.

Kına gecesi:

Düğünden bir gün önceki gecedir. Bu gece düğünün en renkli ve en eğlenceli gecesidir. Kına gecesi öncesi bir koç süslenerek kız evine gönderilir. Erkek tarafından bir grup kadın, geline kına yakmaya giderler.Türkü ve maniler eşliğinde kına yakarlar. Gecede kadınlar çiğ köfte yoğurarak eğlenirler.Kına bir tasta yoğrulur. Gelinin eline ve ayaklarına kına yakılır. Orada bulunanlardan isteyenler de kına yakarlar. Kına yakma esnasında türküler söylenir.

Gelin almaya gitme:

Sabah olmasıyla birlikte erkek evinde gelin alma hazırlıkları başlar. Önce bir ekip gönderilerek kızın çeyizi erkek evine getirilir. Gelin aracı süslenir. Öğleye doğru gelin almak üzere topluluk halinde hareket edilir. Gelin evine varıldığında kız evinin kapısı kilitlenir. Kapıyı açmak için kızın erkek kardeşine bahşiş verilmesi istenir. Para konusunda bir hayli mücadele edilir. Araya hatırı geçen kişiler girerek iki tarafında rızası alınarak kapı açtırılır. Kapının açılmasıyla engeller bitmez. Kız tarafının yakınlarından biri çeyiz sandığının üzerine oturur. O da bahşişini ister. Sağdıçla sıkı bir pazarlığa girilir. Nihayet o engelde aşılır. Kızın erkek kardeşi gelinin beline kırmızı kuşak bağlar. Kırmızı kuşağın anlamı kızın bekaretini ifade eder.

Gelin dışarı çıkarılır. Düğünün en hüzünlü anı bu andır. Çalgıcılar da en hüzünlü havaları bu sırada çalarlar. Kız tarafında adeta bir matem havası yaşanır.Kız, önce babasının ve annesinin; sonra da aile büyüklerinin elini öperek vedalaşır.Gelin alayı davul zurna eşliğinde büyük bir coşku içerisinde araçlarla konvoy halinde erkek evine doğru yol alır. Konvoy ilerlerken yer yer gelin aracının önü bahşiş için kesilir. Gelinin erkek evine girişi sırasında başına şeker saçılır. Uğur olsun diye gelin, cam bir bardağı kırarak yeni evine girer. Akşam yemeğinden sonra çiftlere imam tarafından dini nikah kıyılır.

Gelin ve damat kendi odalarına geçerler. İki rekat namaz kılarlar. Damat gelinin duvağını açmak için ona “yüz görümlüğü” adı altında hediye verir.Gerdek sabahı damat aile büyüklerinin elini öper.O günden itibaren üç gün süreyle konu komşu duvak görmeye gelirler.Bir hafta sonra gelinle damat kız tarafına el öpmeye giderler. Bu ziyaret sırasında gelinin babası yeni evli çifte bir hediye verir.

 

ISPARTA SÖZ NİŞAN DÜĞÜN GELENEKLERİ

     ISPARTA

ISPARTA  SÖZ NİŞAN DÜĞÜN GELENEKLERİ

Isparta’da evlenmelerde özellikle yaş, sosyal ve ekonomik denklikler gözetilir. Kız ve erkeğin seçiminde soy ve sülalenin araştırılmasına özen gösterilir. “Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al” , “Kız anadan öğrenir bohça düzmeyi, oğul babadan öğrenir sohbet gezmeyi” sözleri bumun göstergesidir.

 Görücü gitme,kız seçimi: Tespit edilen kızların evine görücüler, kendi aralarında kararlaştırdıkları bir günde haber vererek giderler. Gelen misafirlerin ziyaret sebeplerini anlayan ev sahibi misafirlerine gereken saygıyı gösterirse de, kızlarını birden bire verecek izlenimini yaratacak davranışlardan kaçarlar.Eve dönen görücüler görebildiklerini konuşurlar ve kız ile ailesi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karara varırlar. Kız oğlana gösterildikten sonra kesin bir sonuca varılır.

Kız İsteme: Kız isteme işi, hem kadınlar hem erkekler tarafından yapılır. Eskiden erkek tarafının yakın akrabalarından önde gelenler, istemek için kız evine giderlerdi. Kısa bir sohbetten sonra “Allah’ın emri, peygamberin kavliyle kızınızı oğlumuza münasip bulduk, siz ne dersiniz?” denilerek kız istenir ve oğlanın hüner ve meziyetleri anlatılır. Kız evi ise “iyi geldiniz, hoş geldiniz ama kızımız küçük, borçluyuz, evimiz pek yalnız, çocuk da giderse elimiz ayağımız kuruyup kalacak” cevabını verirler. Kızı isteyen taraf da “biz sizi sıkmayız, hepsinin kolayı bulunur, kızın yeri iyidir, kaçırmayınız” gibi gönül alıcı sözler saf ederler. Eğer kız tarafı olumlu düşünüyor ise “Allah nasip etmiş ise ne diyelim” ya da “birkaç gün sonra cevap verelim” derler.

Oğlan evinin ikinci ve üçüncü gidişinden sonra söz kesilir ve kız evi oğlan evine “mendil alma” adı altında bir bohça verir. Bundan sonra kız ile oğlan bağlanmış sayılırlar.

Oğlan evinin uygun bulduğu bir günde nişan töreni yapılacağı önceden kız evine bildirilir. Nişan, kız ailesinin evi yeterli ise kız evinde, değilse sinema, düğün salonu vb. gibi geniş bir yerde yapılır. Kız ve oğlan evinin akraba, eş, dost ve arkadaşları nişan yerinde toplanırlar. Oğlan evinin sosyal ve ekonomik durumuna göre takılması gereken takılar takılır.

Oğlan tarafının büyüklerinden biri kızın ve oğlanın adlarını söyleyerek nişan yüzüklerini takar ve mutluluk diler. Nişanlı geçler daha sonra misafirlerin ellerini öperler.

Düğün: Düğün genellikle üç gün sürer. Düğünden bir hafta on gün önce hazırlıklara başlanır. Düğün yemekli ve çalgılı olacaksa aşçı ve çalgıcılar tutulur. Kız tarafı, kız için elbiseler ve kumaşlar beğenir, oğlan tarafı, bunların masraflarını karşılar. Köylerde yapılan düğünlerde oğlan tarafı okucu (okuyucu) çıkararak düğün gününü duyurur.

 

ANTALYA YÖRESİ SÖZ NİŞAN DÜĞÜN ADETLERİ

davul zurna

ANTALYA YÖRESİ SÖZ NİŞAN DÜĞÜN ADETLERİ

KIZ İSTEME: kız istemeye evlenme çağına gelen oğlan için anne babası ve tanıdıkları çevrelerinden kız aramaya başlarlar. Eğer oğlanın beğendiği ve seçtiği bir kız varsa iş daha da kolaylaşır. Kara verilip fikir birliği sağlanırsa kız isteme hazırlıkları başlar. Kız evine gidilecek gün haber verilir. Oğlan evinin sözcülüğü üzerine alan kız evine gider. Ekseriyetle kız istemeye Perşembe Pazar günleri gidilir. Kızın büyüklerinden biz münasip gördük sizde münasip görürseniz Allah’ ın emri Peygamber in kavli ile kızınızı, oğlumuza istiyoruz. Kız tarafı da kendi aralarında konuşmak amacıyla süre ister. Bir süre sonunda oğlan tarafı kız evine gider, kız evi gönüllü ise ağız tadı niteliğinde çay, kahve vs. tatlı ikramında bulunur. Eğer gönülsüz ise ikramlar şekersiz olur, gelenlerin istenmediklerini belirtmek amacıyla ayakkabıları dışarıya atma içlerine su ve acı biber koyma vs. şeyler koyma gibi gittikçe azalan görenekler uygulanır. Gönüllü taraflar arasında kızın oğlanı görmesi ve söz kesme günü de biraz geç vakitte kararlaştırılır.

Kararlaştırılan gün kız ve oğlan tarafının davetli akrabaları kız evine toplanır. Söz kesimi ve şerbet içme denilen tören yapılır. Bu törende kız tarafı kızları için gerekli gördükleri takı, giysi,ve eşyaları oğlan evinden isterler. Mütakip kalıncaya kadar konuşulur, sonunda nişan günü kararlaştırılır. Söz kesiminde davetlilere pirinç pilavı, baklava ikram edilir.www.dugundernek.org

NİŞAN: söz kesiminden sonra kararlaştırılan güne kadar oğlan evi ” Nişan kofası” denilen süslü ve içerisine kararlaştırılan takıların, giysilerin vs. eşyaların konulduğu kofa hazırlanır, bazı nişanlar sade olarak iki aile arasında yapıldığı gibi güldürümlü denilen gösterişli nişanlarda yapılmaktadır. Kız evine ait hazırlanan kofa gönderilir, kız evi de nişandan sonra kofa karşılığı oğlana ait giysilerle birlikte baklava, susam helvası, leblebi vs. gibi şeylerle oğlan evine gider. Buna nişan karşılığı denir.

Evlerde veya salonlarda yapılan nişanlar oğlan evi tarafından alınan nişan yüzükleri kırmızı kurdela ile birbirine bağlanır. Kız ve oğlan tarafları ve davetliler tören yeri salonda ise salona giderler, nişanlanacak kız güzel giysilerle yüksek bir yere oturtulur. Bayanlar arası sazın eşliğinde oyunlar oynanır, törenin sonunda kaynana kıza nişan yüzüğünün ve hediyesini takar. Kızı oyuna kaldırır. Bütün dost ve akrabalar, hediyelerini kıza takarlar, nişanlı kız takı ve paralarla bezenir. Hediyelerin kimler tarafından takıldığı bilinir. Nişan evde yapılacaksa davetliler kız evine gider, yapılan pirinç pilavı, baklava, limonata vs. yiyecek ve içecekler ikram edilir. Kız ve oğlan güzel giyinmiş halde ortaya çıkar. Uygun görülen seçkin bir kişinin kısa konuşmasından sonra yüzükler takılır. Kız ile oğlan davetlilerin elini öperler. Lokum sigara ve kolonya dağıtılır. Kız ve oğlana davetliler tarafından hediye ve para takılır. Hediyelerin kimler tarafından takıldığı mutlaka belli edilir. Zamanı gelince karşılık vermek adettir. Düğün hazırlıkları yapılır tarihi belirlenir.

 DÜĞÜN: nişandan sonra tüm hazırlıklar biter davetliler belirtilen günde belirtilen yerde toplanırlar. Son günlerde Cumartesi-Pazar, Perşembe akşamı yapılan 3-4 saatlik  düğünden sonra kız oğlan evine gider. Böyle düğünlerde de girişte lokum, kolonya, sigara ikram edilir. Saz eşliğinde oyunlar oynanır, nikah memuru tarafından nikah yapılır. Gelin damat oyuna kalktığında hediye ve takılar takılır. Düğün www.dugundernek.org sonrası takı takanlara kız evinde kız evinde hazırlanan bohçalarla karşılık verilir. Elmalı köylerinde düğünler, pazartesi öğle başlar, Perşembe akşamı biter veya Cuma öğle başlar, Pazar akşamı biter. Düğün öncesi (urba) denilen eşya, giysi ve takı alınır. Bu arada nikah yapılır. Davetliye veya oku denilen bardak, kibrit, havlu, mendil, yazma vs. hediyelerle tanıdıklar davet edilir. Düğün evini belli etmek üzere dua ile bardak asılır. Köylerde gençler tarafından bir gün önceden (keşkeklik) buğday dövülür. Düğün evinde yemek yenir. Bu ilk güne düğünün ” Bayrak veya yük günü” denir. Aynı gün oğlan evinin eşyaları takıları kız kız tarafına alınan hediyeler (ağırlık) kız tarafının ihtiyacı olarak odun, bazı yiyecek maddeleri, süslenmiş koç, keçi bir araca yüklenerek saz eşliğinde tüm davetlilerle birlikte kız evine götürülür. Kız evince karşılanan misafirlerden giyecek kolisi ile koç veya keçiyi getirene hediye verir. Konuklara yemek veya şerbet verilir.

Kız evinden birkaç kişi kızın eşyaları ile birlikte kızın yeni evini döyemek üzere gelin evi döşemeye giderler. Buna ev döşeme denir. Oğlan tarafı kız tarafından gelenleri ağırladıktan sonra uğurlar. Salı ve Cuma akşamları oğlan evinde oğlan kınası yapılır. Yakılan meydan ateşinin etrafında yenilir, içilir, oynanır. Kadınlarda ayrı bir yerde düğün ederler.

Çarşamba ve Cumartesi günü kız kınası yapılır, oğlan evi misafirleriyle akşam kız evine gider, aynı gün öğleden sonra kız süslenir başı örülür veya kuaföre gider. Buna (başörme) denir. Gelen misafirlere yemek verilir. Erkek veya bayanlar ayrı yerlerde düğün kurarlar. Damat kızı koluna takarak bayan düğünü yerine alkışlar arasında getirir, karşılıklı oynarlar gelini bırakarak erkek düğününe döner. Bayanlar arası düğünde kız ve oğlan evi ayrı ayrı oyuna kaldırılır, düğün sonuna doğru gelin kaldırılarak oynatılır. Para takılır hazırlanan tepsiye kına mumlar yakılır. Gelinin etrafında türküler söylenerek dönülür, geline kaynananın eli öptürülür, gelini ağlatmak için çeşitli maniler söylenir.

  Geline önce kız evi sonra da oğlan evinden takılar takılır, hediyeler verilir. Oğlan evinin hediyeleri liste yapılır sonra kız evinin hazırladığı bohçalarla cevap verilir. Düğün bittikten sonra gelin kız evine gider, kınası yakılır ve kınası yakıldıktan sonra gelinin arkadaşları eğlenceye gece de devam ederler. Gelin geceyi arkadaşlarıyla geçirir.

Ertesi günü Perşembe veya Pazar gelin giydirilir orta yere oturtulur. Öğleden sonra gelini almaya gelen kişiler, ayakkabı, ceket, vs. giyecekleri çıkarmadan girerler. Çünkü gelinin yakınları olarak hediye karşılığı verirler.(bir adettir mehel olan) diye çağrılan kızın yakınları ellerini öptürerek vedalaşırlar. El öpme işi bitince imam tarafından dua edilir. Damada götürmek üzere yüksek bir yerden gençlerin içine seccade atılır, boğuşmalardan sonra seccadeyi alan damada götürür., bahşişini alır. Gelin damat veya babası, kardeşi tarafından evden çıkarılır, hazırlanan arabaya bindirilir. Kalan eşyaları da konarak yola çıkarılır. Oğlan evince düğün sırasında hizmet eden gençlere ergenlik adı verilen bahşiş verilir, bu parayla gençler kendilerine ziyafet çekerler.

Gelin oğlan evine giderken yolu kesenlere para verilir, gelin arabası hareket ettiği zaman su serpmek, şişe kırmak adettir. Gelin eve gelince arabanın kapısı açılmıyor diyerek şoföre bahşiş verilir. Gelin arabadan inmeden önce oğlanın yakınları tarafından indirmelik adıyla para ve çeşitli hediyeler verilir. Gelin damat tarafından indirilir, damat ile gelinin başına buğday veya leblebi şeker para karışımı serpilir. Çocuklar tarafından toplanır.

Damat evinin kapısında davar kesilir, kanın üzerenden gelin geçirilir. Batıllaşmış ve bazı yörelerde uygulanan gelinin iyi huylu olması isteği ile (kaynananın ayağını öpme, koltuğunun ayağının altından geçme, eşik öpme vs.) gibi adetlerde uygulanır. Damat gelini odasına götürür, duvağını açar, hoş geldin der ve görümlüğünü takar, tekrar halkın arasına girer, el öper, arkadaşları ile oynar, para takılır, eve katma yemeği yenir. Yatsı namazından sonra öğütlenir ve yumruklamalar arasında gelinin odasına gönderilir.

Evde sözü geçer olma inancıyla gelin damadın veya damat gelini ayağına basar, inanca göre basan ileride söz sahibi olur. Sabah gelin damat evdekilerin elini öper, Cuma ve Pazartesi günü öğleden sonra gelin yüzü veya duvak denilen eğlence tertip edilir. Böylece düğün bitmiş yeni yuva kurulmuş olur.

www.dugundernek.org

ADANA’DA SÖZ NİŞAN DÜĞÜN ADETLERİ

Adana ‘da Söz , Nişan , Düğün , Adetleri


Adana’da evlenme çağına gelmiş oğullarına ailesi önce beğendiği bir kız olup olmadığını sorar. Eğer oğlan kız beğenmeyi ailesine bırakırsa aile dünürcülerle çevreden kız arar. Kız beğenilirse kızı istemek için dünürcü gönderilir.

Kız istemeye giderken “ağzı laf yapan” “ağzı lafa yakışacak” kişilerle gidilir. İlk istemede kız verilmez. Ancak ikinci veya üçüncü istemeden sonra kız verilir. Söz kesiminde hediyeler nişan ve düğün konuşulup söze bağlanır.

Kız verilince iki aile arasında Küçük Tatlı ağız tatlısı yenir. Buna Fatiha okuma adı da verilir. Erkek tarafı lokum ve baklavayla kız evine gider. İki tarafın en yakın akrabaları bulunur. Bu arada kıza alınacak takılar eve alınacak eşyalar başlık veya anaya verilecek süt hakkı konuşulur. Eskiden yedi hacet adı verilen; bir çift Adana burması bilezik yüzük küpe elbise-ayakkabı-giyecekler başlık parası halı-kilim yatak-yorgandan oluşan eşya takılar ve başlık parasının oğlan tarafından verilmesi kesin kuraldı. Bugün bu adla anılmasa da yine de bunların çoğu yerine getirilmektedir. Daha sonra eş dost ve akrabaların katılımıyla eğlencenin de olduğu büyük tatlı yapılır. Oğlan evinden gelen tatlı lokum kahve vb. evliliğin ağız tadıyla geçmesi için konuklara ikram edilir. Büyük tatlı töreni yapanlardan çoğu nişan yapmaz. Gerek büyük tatlıda gerekse nişanda atkı atkın ya da kırkım adı verilen takı ve hediye merasimi yapılır.

Evlilik Öncesi

Adana’da kızlar 17 – 18 erkekler asker dönüşü 22 – 23 yaşında evlenme çağına gelmiş olarak kabul edilirler. Adana ve çevresinde görücü usulü anlaşarak beşik kertmesi (kocası ölen kadının kayın biraderiyle evlendirilmesi) kız kaçırma ve akraba evliliklerine rastlanır. Özellikle kız kaçırma ve akraba evlilikleri bölgede dikkati çekecek kadar çoktur. Evlenemeyen gençler kısmetlerinin açılması için çeşitli yollara başvururlar. Bunlardan bazıları hocalara giderek kilit açtırma muska yazdırma adak adama dört yol ağzında çeyiz açmadır.

Nişan

Nişan töreni düğün törenleriyle benzerlik gösterir. Harcamaları genellikle kız tarafı üstlenir kimi yerlerde ise tüm masrafları oldugu gibi nişan masraflarını da oğlan tarafı karşılar. Eskiden yapılan yemekli nişan törenleri yerini pastalı şerbetli törenlere bırakmıştır. Nişan töreni kız evinde veya kız evinin belirleyeceği yerde yapılır.

Nişan Şerbeti: Kadınlar arasında yapılan eğlencedir nişan şerbeti ikram edilir. Nişanlılar bardaklarından birer yudum şerbet içtikten sonra bardaklarını değiştirirler uğur olsun diye şerbet bardaklarını kırarlar.

Düğün

Son senelerde bir güne inmiş de olsa geleneksel düğünler üç gün ile bir hafta arasında sürer ve pazartesi veya perşembe günü oğlan evine bayrak dikimiyle başlar. Bayrağın ucuna ayna soğan portakal takılır.

Köylerde yapılan bazı düğünler kesimlidir. Kesimli düğünlerde davulcular gelen konukları karşılar konuğun ikramını yapar konuğun önünde çeşitli figürler yaparak ondan para alır. Konuklar saba çaba adı ile anılan bu parayı düğün sahibine verilmek üzere davulculara bırakırlar. Bu tür düğünlerde düğünü yönlendiren çoğunlukla akrabadan biri olan ve abdal ağası adı verilen kişidir.

Düğünün başladığı gün veya ertesi gün kız evinden alınan çeyiz oğlan evine götürülür. Çeyiz damat evine götürülmeden önce damat tarafı çeyizden bir yastık kaçırır. Kız tarafının gençleri onu kovalar. Yastığı kapıp damada ilk götüren bahşiş alır.

Şehirdeki düğünlerde gelin hamamı geleneğine rastlanır. Hamam tasları ve zılgıtlar eşliğinde hamamda geline kına yakılır. Hamama gidenlerin her biri gelini yıkar türküler söylenir oyunlar oynanır. Hamamda konuklara kebap veya kısır meyve ve içecek ikram edilir.

Kına Gecesi

Adana Yöresel Düğün Gelenekleri Adana ve çevresinde kına gecesi törenleri ekonomik ve kültürel değişime bağlı olarak eskiye oranla küçülmüştür. Eskiden âşıklarla türküler söylenerek kız evine gelen kınacılara kız evi tarafından çeşitli oyunlarla zorluklar çıkarılırdı. Kınacı et satırı veya balta telis çuvalı parçası eskimiş süpürge ve ayna olarak da ekmek sacı ile sözde “tıraş” edilir oyunlar çıkarılır gelenlere bilmeceler sorulur bilemeyen kınacı ağaca asılır ya da cezadan kurtulmak için para verirdi.

Akşam dışarıda ateş yakılır ateşin ebesi ateşe yaklaşmak isteyenlerle mücadele eder bu arada herkes ebeyi düşürmeye çalışırdı. Ateşin etrafında oyunlar oynanır halaylar çekilir âşıklar türküler söyler atışmalar yapardı. Gelinin yengesi ile damadın yengesi oyunlar çıkarır tazı-tavşan oyununu oynarlardı. Kına gecesine giden damat yolda durdurulup yüksek bir ağaç dalına konan yumurtaları vurması istenir. Vuramazsa kız evi ceza verir.

Günümüzde köy düğünlerindeki kına gecesi törenlerinde az da olsa bu geleneklere rastlanır. Kına gecesi cumartesi günü veya gecesinde yapılır.

Oğlan evi kızın giyeceğini kınasını çerezi ve mumları kına davarıyla birlikte davul zurna eşliğinde kız evine getirir. Kız evine gelirken yolda kız evi tarafından hazırlanmış çeşitli oyunlarla ve zorluklarla karşılanır.

Kına gelinin yengeleri veya bahtı açılmamış bir kız tarafından yoğrulur. Köfte şekline getirilen kınalar tepsiye dizilir. Üstlerine mumlar dikilir mevsim çiçekleri serpilir. Genç kızlar kına tepsisini kına türküleri eşliğinde başları üstünde ortaya getirirler. Tepsi başlarında gelinin etrafında oynarlar. Gelin oturtulur başına kırmızı şifon örtülür kına türküleriyle övülür geline öğütler verilir. Gelin ne kadar çok ağlarsa o yıl o kadar bereket olacağına inanılır.

Gelinin başı üstünde kelle şeker kırılır. Gençler şekeri kapışırlar. Şekerden bir parça gerdek gecesinde gelin ile damat için şerbet hazırlamak üzere ayrılır. Gelin oyuna kaldırılır. Daha sonra geline kına yakılır. Gelinin avcuna kına yakılırken para konur. Tepsideki kınalar gençler tarafından kısmetlerinin açılması için kapışılır.

Oğlan evindeki kına gece geç saatlere kadar sürer. Güreşler tutulur ateşler yakılır oyunlar oynanır yüzük yarışı yapılır. Damadın serçe parmağına kına yakılır. Erkeklerden biri kadın kılığına girer çeşitli muziplikler yapar eğlenirler.

Kınadan sonra kırkım töreni başlar. Kırkım ya da atkın adı verilen bu tören nişanda ve kına gecesinde kız evinde gelinin oğlan evine geldiği gün de oğlan evinde yapılmaktadır. Kız ile oğlan masanın başına getirilir. Koluna bir yazma veya havlu bağlanmış bir erkek “atkın”ın ya da “kırkım”ın başladığını ilan eder. Oğlan tarafının en yakınıyla atkın başlar. Sonra kız tarafına sıra gelir. Parayı atan veya hediyeyi veren kişinin adı yüksek sesle oradaki topluluğa duyurulur. Nişanda ve kınadaki kırkımda daha ziyade mutfak eşyaları ve para verilmekte toplanan para ile kızın çeyizinin eksikleri tamamlanmaktadır. Oğlan evinde yapılan kırkımda ise daha çok para armağanı yapılmaktadır.

Gelin Çıkarma

Düğünün son günüdür. Oğlan tarafı gelin almaya süslenmiş arabalarla ve davullarla gider. Eskiden gelin atla götürülürdü. Gelinin bineceği at çevrenin en gözde atı olurdu. Atın başı kız tarafının hazırladığı şifon ve peşkirlerle süslenirdi. Kızın dokuduğu nakışlı heybe atın üstüne atılırdı. Gelinin ve atın başına ayna takılırdı. Gelinin evinden çeyizler develere yüklenir develer gelin alayı ile birlikte giderdi. Develere takılan çanlar devenin yürüyüşünün ahengiyle çalardı. Gelin alayı yolda giderken kız evi tarafının hazırladığı çeşitli oyunlar ve zorluklarla karşılaşır. Tıpkı kınada olduğu gibi gelin alma gününde de oğlan evi epeyce zorlanır. Bahşiş almadan geçmelerine izin verilmez. Gelen oğlan evi gelin çıkıncaya kadar oyunlar oynar halaylar çekerler. Kızın akrabaları kızı öven veya ona öğütler veren türküler söylerler. Erkek kardeşler kıza kuşak bağlar. Gelin ana babası ve kardeşleriyle vedalaştıktan sonra ana evinden uğurlanır.

Bu arada oğlan evinden gelini almaya gelen yakınları yeni evlilerin muratları olsun diye kız evinden çiçek evlilikleri uzun ömürlü olsun diye bakır kap kız kısmetini de beraberinde götürsün diye bir tabak bir kaşık kız gittiği eve çivi gibi bağlansın diye çivi çalar. Kız tarafı gelinin gittiği evde kısmeti bol olsun diye eline bir parça ekmek verir.

Gelin oğlan evine gelince arabadan hemen inmez. Arabanın üstüne bir tepsi konur ve kırkım başlar. Kayınpeder indirmelik verir. İndirmelik bağ bahçe ya da hayvan olabilir. Ardından oğlan evinin yakınları para veya altın verirler. Gelin arabadan iner. Kaynana ve kayınpeder çekilmekte olan halaya katılırlar. Kaynana gelinin başına arpa leblebi kuru üzüm bozuk para atar.

Gelin evin eşiğine gelince eline verilen bardak veya şişe veya testiyi kırar. Böylece gelinin kalp kırmayacağına ve evliliğinin dağılmayacağına inanılır. Gelin içeriye kaynananın kolunun altından girer. Yanına bir kız bir erkek çocuk getirilir. Bunlar oklava ile gelinin duvağını açarlar. Gelinle damat odaya girer getirilen şerbeti yarım yarım içerler. Dışarıda oyunlar devam eder.

Bayrağın indirilmesiyle düğün sona erer. Bayrak gerdek gecesi damat veya sağdıç tarafından aynaya nişan alındıktan ve aynanın kırılmasından sonra indirilir. Bir kaynağa göre de erkek evine asılan bayraktai aynayı ilk atışta kıran kişi yüklü bir bahşiş alır.

Gerdekten önce özne övme yapılır. Bekâr arkadaşları damadı alır gezdirir eğlendirirler. Sağdıçlar damadı ortaya alır boyunu posunu mertliğini manilerle överler. Çeşitli oyun ve şakalarla damat giydirilir. Daha sonra türküler söyleyerek manilerle eve getirilir sırtı yumruklanarak içeriye sokulur.

Düğün Yemeği

Adana’da düğün yemekleri www.dugundernek.org aile büyüklerinden oluşan kadınlar tarafından pişirilir bunlara aşganacı denir. Kız ve erkek evinde ayrı ayrı yemek pişer oğlan evi koyun veya davar keser yemeklerde kullanılmak üzere kız evine gönderir.Ahçıyı oğlan evi tutar misafir ağırlayan evlere de yemek gönderilir.

Düğün töreninde konukları ağırlamak için çeşitli yemekler pişer. Adana yöresinde pişen başlıca yemeklerden bir kaç örnek verılecek olursa.

Düğün Ekmeği: Adana’da düğünden önce düğün ekmeği pişirilir. Düğün ekmeği pişirmek için hamur açıcı kadınlar çağırılır. Hamur tef çalanıp türkü söylenilerek bir şenlik havasında yoğrulur. Bir döküm ekmek açıldıktan sonra ekmek tahtaları kenara çekilerek halay çekilir. Damat geldiğinde ona yağlı bazlama pişirilirbunun karşılığında kendisinden bahşiş alınır.

Yüksük Çorbası: Düğün yemeklerinin başında yüksük çorbası gelir. Kadınlar yüksük çorbası hazırlamak için büyük leğenlerde yoğrulmuş hamurlardan yufkalar açarak mantı yaparlar bir grup kadın da mantıları kapatırlar. Büyük kazanlarda kaynatılmış suya mantı hamuru atılır piştikten sonra üzerine bol salçalı naneli yağ dökülür istenirse çorbaya nohut konup limon sıkılır.

Ekşili Köfte:Adana Yöresel Düğün Gelenekleri Düğün yemeklerinin www.dugundernek.org en çok yapılanlarından biri de ekşili köftedir. Döğmenin incesi yoğrulup özleştirildikten sonra küçük köfteler yapılır. Köfteler nohutla birlikte kaynamış suya atılır. Köfteler piştikten sonra üzerine yağ ve salçada kızartılmış soğan dökülür nar ekşisi kuru nane ve baharat ilave edilir.

Davul Aşı: Düğün gününde yapılan etli döğme pilavı etli kuru fasulye bulgur pilavı veya pirinç pilavı patlıcan dolması lahana ve yaprak sarması yemeklerine davul aşı adı verilir.

Gelin Tatarı: Adana düğün geleneğinde düğünün üçüncü günü olan duvak gününde kazanla gelin tatarı pişirilir bu bir çeşit mantıdır.

Düğün Sonrası

Gerdeğin ertesi günü duvak günüdür. Bu günde duvak mevlidi okunur. Çarşaf günü çarşaf mevlidi olarak da anılır. Köylerde duvak günü öğle öncesinde toplanılır. Konuklara bu gün için kesilen davardan öğle yemeği ikram edilir. Kasaba ve şehirlerde öğleden sonra toplanılır gelenlere bisküvi-lokum-pasta ikramı yapılır. Son zamanlarda özellikle şehir merkezinde duvak düğünün üçüncü günü yapılmaktadır. Duvak gününe kadınlar çağrılır bu günde yaygın olarak mevlit okutulur. Mevlidin ardından kızın oğlan evi bireyleri için getirdiği bohçalar konuklara gösterilir ve sahiplerine verilir. Kaynana gelinin kendisi için hazırladığı mindere oturtularak kaynana bohçasından giydirilir. Duvağa gelenler gelinin evini gezerler daha önce hediye getiremeyenler hediyelerini bugün getirirler. Duvakta gelen konuklara boncuklu tülbent verilir.

Duvak gününde de çeşitli davranış kalıpları görülür. Bunlardan bazıları: Gelinin başına duvağı örtülür. Bu duvağı bir oğlan ve bir kız çocuğu alıp kaçırır damattan bahşiş alır. Ortaya bir yastık konur. Gelin yastığın etrafında üç kez döndürülür. Yönü kıbleye çevrilir diz çöktürülür. Mevlitten önce ortada bir sehpa üzerine tuz şeker gül suyu ve şerbet konur. Mevlit bittikten sonra okunmuş tuz ve şeker gelin tarafından tadılır sonra bu tuz ve şeker gelinin evdeki tuz ve şekerinin içine eklenir. Ardından gelin bir dilek tutar ve sehpayı üç kez salavat getirerek kaldırır. Eskiden duvak günü gelin sabah erkenden kalkar düğünde kesilen davarların paçalanyla paça çorbası pişirir gelen konuklara bu çorbadan ikram edilirdi.

www.dugundernek.org