BURSA SÖZ NİŞAN DÜĞÜN GELENEKLERİ

bursa

BURSA SÖZ NİŞAN DÜĞÜN GELENEKLERİ

Bu ilimizde düğün bir süreç niteliğindedir. Günümüzde toplumsal yaşam biçimi ve geleneklerde birtakım önemli değişiklikler olmasına karşın, ülke genelinde ve Bursa’da, özellikle orta ve dar gelirli kesimlerde söz kesme, nişan, nikah ve düğün geleneklerinin bir bölümünde süreklilik söz konusudur. Asıl önemli fark, nişan ve düğün eğlencelerinde gözlenen değişmelerdir.

“Görücü

Erkek tarafı, istenen kızın tarafının evine misafir olur. Müstakbel gelin misafirlere kahve getirir ve içilene kadar erkek tarafı kızı görür,kız konuşturulur. Eğer kız beğenilirse, erkek tarafının önde geleni sebebi ziyaretimiz diye söze başlar ve kız Allah’ın emriyle istenir.Kız tarafı da olumlu karşılarsa, söz kesimi yapılır.

Söz kesme

Söz kesimi için oğlan tarafından gidenlere bir mendil verilir. Oğlan tarafı da kız evine yemeni veya krep gönderir. Bu suretle de söz kesilmiş olur.

Nişan

Erkek tarafı, ‘Filan gün nişan getireceğiz’ diye haber gönderir. Oğlan tarafı ‘nişan bohçası’ düzer. Nişan bohçasında kıza, elbise takımı, rastık, kına, çorap, terlik (beyaz renkte olup, bunlar gelinlikte giyilir), elbiselik kumaş (yünlü veya ipekli), yüzük, küpe, beşibirlik gönderilir (buna ‘takı’ denir).

Kaynanaya çorap, yemeni, mendil konur. Kardeşlerine de uygun hediyeler eklenir. Bu bohça, evlenenlerin zenginliğine veya fakirliğine göre değişir. Nişan sepetine şeker, kurabiye, çörek gibi şeyler de konur. Ertesi gün bunlardan birer parça tanıdıklara da gönderilir.

Bu hediyeler bir tepsi veya sepet içine konur. Ve kırmızı gaz beziyle boğulur. Nişanı bir erkek veya kadın başı üstünde götürür ve bu, evlenmemiş bir kızın başı üstünde açılır. Kızın kısmeti açılsın diye, ‘Haydi hayırlısı olsun, senin de kısmetin böyle açılsın’ derler. Kız tarafı da, erkek tarafına böyle uygun hediyeler gönderir. Yalnız bu hediyelerin içinde oğlana, kayın pedere, kayın valideye, görümceye çamaşır konur. Bilhassa kenarı işlemeli enli uçkur, para kesesi, saat kesesi, bunlar damada mahsustur.

Hediye getirenlere kahve, şerbet ikram edilir. Kız evinde, kız giyinir kuşanır. Gelenlerin ellerini öper, oturur. Kız içeri girerken, ‘Gelin geliyor’ diye haber verilir. Kayın valide kalkar, gelinin başından para serper. Nişan takımı masa üzerine konur, birkaç gün gelenlere gösterilir. Nişan günü, her iki tarafın akrabası ile beraber komşular da davet edilir.

Nişan, yalnız Pazartesi ve Perşembe günü Öğleden sonra götürülür. Kız evinde yapılan merasim, oğlan evinde de tekrar edilir.

Nikah

Nikah, kız evinde yapılır. Akrabalardan ve yakın tanıdık olanlardan (erkek olanlar) davet olunurlar. Kız, nikah odasının kapısı önüne kadınlar tarafından getirilir. Kızın üzerindeki elbisenin, hiç bağlı ve ilikli yeri bulunmaz. Kızın sağ koltuğuna Kur’an-ı Kerim sol koltuğunda da bir miktar ekmek vardır. Odadaki erkeklerden biri, kapı aralığından kıza ‘Vekilin olayım mı? Nikahını kıyayım mı?’ diye üç defa sorar. Üçüncüde kız, ‘Olunuz’ der. Sonra içeride. imam marifetiyle, oğlanın vekili ile kızın vekili tarafından nikah kıyılır, dua edilir.

Duadan sonra şerbetler içilir, davetliler dağılır. Ertesi günden itibaren kız ve oğlan evine tanıdıklar tebriğe gelirler.

Çeyiz

Düğünden üç gün evvel, bir pazartesi günü, kız evinden oğlan evine, sandıklar içinde cihaz gönderilir. Çeyizi götürenlere bahşiş verilir. Erkek evinde, kızın evinden gelen eşya bir veya birkaç odada teşhir olunur, çamaşırlar duvarlara asılır. Sandıklar üzerine oğlanın ve kızın yatakları ayrı ayrı istif edilir. Mangal, sahan, tencere, hepsi bu odaya konmuştur. Birde oturma odası döşenir ve kapısı çekilir. Bu oda ancak Perşembe günü koltuktan sonra gelin ve damat tarafından açılır. Ve ziyaretçiler tarafından ancak o gün, kapısından ziyaret edilir. Çeyiz, on beş gün duvarlarda asılı kalır.

Salı ve Çarşamba günleri, damadın arkadaşları davul ile birlikte, evvelden haber veren damadın arkadaşlarından dürü (armağan) almak için giderler. Davul, davetlinin kapısında çalar, bazen içeri alınır ve gelenlere pişmiş tavuk, meze, içki verilir. Hediyesi, ayrıca damadın bir arkadaşına teslim edilir.

Kına

Kına gecesi, oğlan evinde erkeklere. kız evinde kadınlara yapılır. Oğlan evindeki kına gecesinde, erkeklere davul çalınır. Zeybek, güvende oynar, içki içerler. Kız evindeki kına gecesi de enteresandır: Kız evi davetlilerini ayrı, oğlan evi de ayrı çağırırlar Oğlan evi, davetlilerine gelin teli gönderir. Teli alanlar başlarına bağlarlar, davet günü oğlan evinde toplanırlar. Gece saat 9’da, oğlan evinden davetliler davul ile kız evine giderler. Davul kız evinden duyulunca, ‘Oğlan evi geliyor’ diye bir telaş başlar. Oğlan evini içeri alırlar ve çarşaflarını çıkarırlar, hazırlanan yere otururlar. Oğlan evinin davetlileri, başlarındaki tellerden anlaşılır. Kız evi davetlilerinin başlarında tel bulunmaz. (Not: Kız evinde görülen telaş, gelini saklamak içindir. Gelin, davetlilerin yanma bilahare, yüzü örtülü olarak, cümbüş başladıktan sonra çıkar.)

Kız evi, davetlerini ‘okuyucu’ tabir edilen fakir bir kadın marifetiyle yapar Okuyucu, davet yaptığı evden bahşiş alır.

Kız evinde kadın çalgıcılar bulunur. Bunlara ‘usta’ denir. Ustalar hemen (keman olsa gerek), def, ut çalarlar Çalgıların adedi birden fazla olabilir. Oğlan evi gelince, kendilerine ikram edilir.

Kına gecesinde gelinin davetliler ara sıra gelmesi: Gelinin arkadaşları kendisini aralarına alarak davetlilerin arasına getirirler. Önde iki kız, ellerinde yanmış olarak mum tutarlar. Arkasında, koluna usta girmiş halde gelin varda. Gelinin elbisesi renklidir ve yüzünde duvak vardır. Evvela kaynananın, sonra diğer büyüklerin ellerini öper. Bu sırada saz başlar ve muhtelif şarkılar söylenir.

Böylece kız, oğlan evinin oturduğu tarafa götürülüp bir sandalyeye oturtulur. Şarkılar ve çalgılar devam ederken, kızın duvağını açarlar. Bu esnada ustaların kucağına paralar atılır. Bilahare oyun havası başlar. Sıra ile herkes oyun oynar. Sıra ile herkes oyunu kalkar.

Düğün günü

Perşembe günü sabahleyin, kızın başı düzülür. Gelin elbisesini giyer. Tacı duvağı takılır. Kız evi misafirleri gelin bakmaya gelirler. Oğlan evinde davetliler de ayrıca toplanır. Arabalar tutulur. Oğlan evinden kız evine, davetlilerle birlikte kızı almaya giderler. Önde davullar çalar, davulun önünde gençler oynarlar. Bazıları arabadan inerek oynar, tekrar biner. Gelin arabasının önünde, at üstünde kayın peder gider. Gelin arabası en arkadadır. Kız evine gelince, kayın peder, kayın valide, görümce, hısım akraba, hepsi arabadan inerek kız evine girerler. Kahve ve şerbetler içilir. Kına gecesindeki ustalar yine oradadırlar. Usta, kızı getirir, el öptürür. Oğlan akrabası, kıza ne takacak ise, sıra ile takarlar: Küpe, yüzük, saat, altın, Takmayanlar da para verirler. Kız tarafı, gelen arabalara çevre bağlarlar. Kızın arabasında kaynanası, bunlarla beraber kız evinden bir yenge gelir. Kız arabaya binince, müjdeci denen bir adam, kız evinden bir yastık alır. At ile oğlan evine getirir. Bu yastık oğlan evinden alınınca, kızın gelmekte olduğunu anlarlar ve kabul için hazırlıklar yapılır. Damat, cihaz (çeyiz) odasında bekler.

Kız gelince misafirler inerler. Kız arabadan en sonra iner. Kız inerken, damadın arkadaşları, damattan ‘toprak bastı’parası isterler. Bu hediyeyi almadan kızı indirmezler, arabanın kapısı önüne yatarlar. Gelin iner, damat yukarıdan gelir, gelini alır. Her ikisi de el öperler. Gelini koltuklar ve odasına götürürken, damat para serper. Bu parayı misafirler kapışırlar. Gelin ile damada kahve ve şerbet verilir: Kapıyı vurur, damadı çıkarırlar. Damat, arkadaşları ile çıkar, gider. Gelin bir köşede durur. Gelenler cihaz odasına, kızın eşyasına ve geline bakarlar.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir